Borç Taahhütnamesi’nin 5’inci maddesinde, tahsis edilen işyerlerinin borç tamamen ödeninceye kadar esas olarak kiraya verilemeyeceği hükme bağlanıyor. Ancak hak sahipliğinin mülk sahibi olmaktan kaynaklanması halinde, borç bitene kadar işyerlerinin belirli şartlar çerçevesinde kiraya verilebileceği belirtiliyor. Buna göre, kiralama bedelinin ana para tutarının 156 aya bölünmesiyle hesaplanan ve her yıl yeniden değerleme oranında güncellenecek tutarı aşmaması gerekiyor.
Hak sahipliği kiracı olmaktan doğanlar için ise daha sıkı bir düzenleme bulunuyor. Bu kapsamda, kendilerine teslim edilen işyerlerinin teslim tarihinden itibaren 5 yıl boyunca kiraya verilmesi yasak. Beş yıllık sürenin tamamlanmasının ardından ise, mülk sahibi hak sahipleri için geçerli olan sınırlamalar çerçevesinde kiralama yapılabilecek.
Yetkililer, taahhütname hükümlerine aykırı şekilde kiralama yapıldığının tespit edilmesi durumunda, yapılan tüm sözleşmelerin kendiliğinden ve tazminatsız olarak feshedileceğini vurguladı. Ayrıca söz konusu işyerinin tahsisinin iptal edileceği de açıkça ifade edildi. Borcun tamamen ödenmesi halinde ise kiralamaya ilişkin tüm sınırlamaların ortadan kalkacağı bildirildi.
Son dönemde taahhütname hükümlerine aykırı uygulamalara yönelik şikâyetlerde artış yaşandığına dikkat çeken yetkililer, kurallara uymayan hak sahipleri hakkında işyeri tahsisinin iptali dahil gerekli idari işlemlerin kararlılıkla uygulanacağını duyurdu.




